İsimsiz telefon…

11 02 2009

      Aslında bugün konum bambaşkaydı ama yazacak hevesim kalmadı.   

   Off !  biraz önce bir telefon geldi.Yanlış aramış.Yaşlı bir kadın sesi.Kimi aradığını sordum,telefon karşının numarası.”Kardeşimi aradım ,özür dilerim kızım” dedi.”Önemli değil, iyi akşamlar ” dedim.Tam kapatacaktım” Kızım oğlum geliyor ,beni dövecek ,.N’apayım ben şimdi?” dedi .Ağlamaklı ve korku doluydu sesi .Önce idrak edemedim ama sonra sanki benim kapıma gelecekmiş ya da benim annemi döveceklermiş gibi panik ve dehşetle ”polise haber verin ya da evden çıkın,bir yakınınızı çağırın ya da ”dedim.Kadın aceleyle kapattı telefonu ama ben çok kötüyüm.Kollarım yanıma düştü,ağlamak üzereyim.Bir evlat, 9 ay karnında taşıdığın ,hiç karşılık beklemeden sevdiğin , bakıp büyüttüğün çocuk nasıl olur da bir canavara dönüşür?Yazamıyorum daha fazla.

    Ve ben o kadına yardım edemedim…Edemedim…



Cahil Nefreti

7 02 2009

      Küçük kız bal rengi ,kıvırcık kirpikli kocaman gözlerini annesine doğru kaldırdı ”Ama anne sen ölürsen bize kim bakacak” dedi ,ağlamaklı ,dudakları aşağı doğru kıvrılmış bir şekilde.

   Son günlerde buna benzer soruları sık sık soruyordu annesine…” Ölünce n’olacağız? Ölüm nasıl bir yer? Ölünce bebeklerimizi de alabilir miyiz? 

  Annesi üstün körü cevaplarla geçiştiriyordu .Nasıl anlatabilirdi ki küçücük bir çocuğa ölümü?Doğru kelimeler hangisiydi?

   O gün annesine en son: ”Önce kim ölecek anne” dedi. Annesi sorulardan bunalmış bir şekilde ” ne bileyim kızım ,sırası gelen ölecek işte” dedi biraz sinirli.Neydi bu son günlerde ? Nerden takmıştı ölümü kafasına …

   Ama kızının yarı ağlamaklı ,dudakları büzülmüş , gözlerinin alt tarafı kızarmış bir şekilde sorduğu ” Sen ölürsen bize kim bakacak? ”sorusu ,bir anda durumun ciddiyetini kavramasını sağladı. Kızının gözlerinde korkuyu gördü . Elindeki örgüyü fırlattı kenara ve kucağına aldı bebeğini, içi coşmuş bir şekilde. Sarı bukleli saçlarını öptü ve koltuk altlarından tutup kaldırdı.Yüzünü yüzüne yaklaştırdı ;”Nerden çıkarıyorsun bunları ?  Ben ölmicem ,dünyaya kazık çaktım tamam mı? Bir yere gitmiyorum. ” dedi. ” Hem ölüm denilen şey o kadar kötü değil.Hani sizi lunaparka götürüyorum ya? İşte öyle bir yer.Yeşillik , çimenlik ,kuşlar… Ama bazen anneler çocuklarından önce gidebilirler .Çocuklarını uzaktan izlerler ve çok sonra zamanı gelince onları da yanlarına alırlar .”

   -Peki orda televizyon var mı anne?

  -Var tabii.

  -Oyuncaklar?

  – Herşey var orda,tıpkı burası gibi.Eğlenceli bir yer aynı zamanda…

     Rahatladı  kız ,korkmuyordu artık  Annesi onu bırakmayacaktı.Pembe -beyaz tenli yüzünü annesine çevirdi:

  -Anneee…

  – Evet biriciğim?

  – Hani sen beni babaanneme bırakıp gidiyorsun ya bazen ? İşte o zaman bana :” İnşallah ölür ,gelmez. Sana cici anne alırız .” diyor. Ben ” gelecek.” diyorum. Ama anne, benim dediğim çıkıyor ,sen geliyorsun…

   Annesinin içi cızz etti.Demek o gittiğinde ,kızı korku içinde ,endişeyle bekliyordu gelmesini ve inatlaşıyordu babaannesiyle ”gelecek ”diye.Demek o yüzdendi kendisini bırakmak istemeyişi…

   Kayınvalidesi gelinine olan nefretini torununa yöneltirken , ona ne büyük bir kötülük ettiğini bilmiyordu.Küçücük yüreğine nasıl kaldıramayacağı yükler bindirdiğini.

  Kadın bir daha asla kızını bırakmadı babannesine.Nereye giderse yanında götürdü…



Kriz Varrr!!

27 01 2009

        Benim zam almaya yaklaştığım dönemlerde ,  sıkıntı baş göstermeye başlar.Daha az zam vermenin yollarını ararlar( umarım okumazlar bu yazımı:)

     Çocuk bakıcılığı yaptığım evde yemek de yapıyorum ve 2 ay kadar önce bi uyarı aldım ;köfteye biraz daha az ekmek koymak konusunda:)Valla n’apiim ,alışmışım çoğaltmaya yemeği. Mesela kuru fasulyeye patates koymak gibi.Belki çocukluktan gelen ortadirek alışkanlığı…

   Bugünlerde de bi krızdır almış başını gidiyor evde.Yerli malları ve tutum haftası sanki.Evde bi kısıntı bi kısıntı.

   Bugün köfte yapıyorum, aklıma geldi uyarı. Hemen mesaj attım patrona( Çocuğun annesi):” Artık köfteye daha fazla ekmek katabilir miyim? Hani kriz var ya?”

Gelen cevap olumlu:”Tabi tabi ,istediğin kadar kat”

Hemen 2. bi mesaj attım:”Hatta mümkünse köfteyi KIYMASIZ yapacam:)”



Kadın eğer hayır derse?

15 01 2009

        Malesef bazen” Hayır”lar ,”Evet” demek.O nedenle eğer ”Evet’ demeye niyetliysek nazlanmamak gerek.Ama akıllı olan da ,”Hayır”ın ne zaman gerçekten ”Hayır” demek olduğunu anlar.

    Peki neden ”Evet” diyemez kadın da ”Hayır ” der ve karşısındakinin anlamasını bekler. Acaba sebebi suçlanmamak olabilir mi?Olaylar sanki inisiyatifi dışında gelişmiş gibi yaptığında kendini daha mı iyi  hisseder?Bütün bunların sebebi özellikle kadına öğretilen ayıp ,günah mıdır?

   Bundan 7 yıl önce ortalığı  sallayan bir haber yayıldı medyadan; ağır romanın yazarı( Hani şu MüjdeAr’ ın başrolünü oynadığı film) Metin Kaçan ve TRT spikeri Alp Buğdaycı, bir kadını feci halde dövmek ve tecavüz suçundan tutuklandı.O zaman 6 ay kadar yattılar.Şimdi cezaları onanmış,36 ay daha yatmaları gündemde.İnsan inanamıyor değil mi? Böyle eğitimli ve kariyer yapmış insanların bu denli vahşi olabileceğine. Ama o sıralarda çoğu kişi kadını suçladı .Kadın eğer o eve gittiyse , eğer mini giyindiyse tecavüzü haketti diye…

   Şimdi açın kulaklarınızı dinleyin:Çizdim,oynamıyorum! Var mı daha ötesi?O kadın fahişe bile olsa ,”hayır” deme hakkı yok mudur?Vazgeçme hakkı yok mudur?”Artık istemiyorum ” deme hakkı yok mudur?

      Bazen ”Hayır” lar kesinlikle ”Hayır” dır



merhaba

14 08 2008

          Merhaba,

          Eve bilgisayar alındı:)İnternet geldi :) Bana web sitesi yapıldı :) Neler neler yazacaktım ama hiç bişi gelmiyo aklımaaa. Üff! Yaa hiç kolay değilmiş… En iyisi tabularasadan başlayayım : Bebek beyni , boş , hafızasız demek. Hepimizin tabularası var. Doğduğumuzda boş. İçine doğduğumuz çevreyle dolup şekilleniyor. Yani özgür değil! Hangi çevrede dünyaya geldiğimize bağlı bağlı. O zaman n’apacağız? Onu biz dolduracağız ,şekillendireceğiz. 

Tabularasanızı özgür kılın, düşünün, siz şekillendirin !!! Kurtulun çevre ve çevre baskısından. Yıkın tabuları,yerle bir edin ! Nasıl olur, tek başıma demeyin . Şimdi başlayın, hadiii !!!



Blog sayfam yayında!

4 08 2008

Blogsayfasi.com ile iyi bloglamalar…