Annecim Beni Unutma…

10 05 2009

             Yine sahildeyim ,yine koşuda…Havalar ısınıyor.Çocuklar da var artık buralarda ve bisikletleriyleler…Dünyadan habersiz ,uçarcasına gidiyorlar .Yaşlı bir adam parkta spor yapmaya çalışıyor.Bisikletini kenara koymuş.İçim coşuyor birden ,binmek istiyorum.Yanaşıp ”Binebilir miyim ?” diye soruyorum.Tedirgin biraz ,belli en kıymetlisini alıp gidebileceğimden korkuyor .” A çok kısa bineceğim ,belki de süremem .”diyorum çünkü hiç bisikletim olmadı benim…

          Hatırlıyorum 7-8 yaşlarımdaydım.Arkadaşımın babası Almanya’ dan bir bisiklet getirmişti.Çok istiyordum binmeyi ama o,  yeni olduğu için kıyamıyordu.Zaten o da bilmiyordu binmeyi.Ayakları ,bacakları yara bere içindeydi pedalların vuruşundan.

          Bir gece rüyamda; evimizin ordaki yokuştan aşağı deliler gibi bisiklet sürerken gördüm kendimi,uçuyordum sanki .Öyle bilinmez uyandım ve o gün arkadaşımdan cesaretimi toplayıp istedim bisikleti.Verdi ve ben ilk binişte sürdüm gittim.Rüyamda öğrenmiştim çünkü…Sonrasında hiç binmedim ,tüm denemem onunla kaldı. Bir de hatırlıyorum 6-7 yıl önce bir tatil yerinde ev sahibi adamın bisikleti kapıdaydı.”İstediğiniz zaman binin.” demişti.Çok büyüktü.Tüm cesaretimi toplayıp bindim.Ödüm kopuyordu.Evett !Sürebiliyordum :) Sürüyordum daaa ,dönemiyordum:)) Önüme tüm yolu kaplamış ,gülüşen bi grup çıktı.Ben çığlık çığlığa ”Çekilinnnn! ”diye bağırıyordum.Araladılar yolu ama arkamdan bana kahkahayla güldüklerini hatırlıyorum bi de nasıl duracağımı düşündüğümü::))

         Yaşlı adam biraz düşündükten sonra verdi bisikleti .Kaldırıma yanaştırıp bindim,unutulmuyor ne bisiklet sürmek ne de verdiği o his…

         Çocukluğuma döndüm birden ,o tasasız  günlere…Varsın tek derdim, oyuncağımın olmaması ,olsaydı.Ben yine çamurlardan top yapıp içine koyduğum sünger sayesinde onun zıplayacağını düşünseydim.Arabalar sürülmeseydi ,bebekler et değil, çamurdan olsaydı.Annem beni kovalasaydı üzerimi kirlettiğim için yaratıcılık denemelerim sırasında. Yeseydim sopasını yine…Varsın özenle ,koparmadan açtığım kalem yontularım defterin arsasında paraya dönüşmeseydi.Öyle söylemişlerdi ama…Günlerce sabırla beklerdim defterimin arasında para bulacağımı sanarak.Varsın okuduğum ıssız ada romanındaki gibi ıssız yerlerde olsaydım.Leğene suyu koyup içine kocaman taşları atıp üzerini hanımeli dallarıyla süsleseydim.Sudaki mercanları görseydim pırıl pırıl yine…Teyzem okul harçlığımı elimden alsaydı.Gazozun yarısından fazlasını içseydi ortadan böldüğümüze beni inandırmaya çalışarak.Ben yine mızıkçılık yapsaydım oyunlarda.Sıksaydı yanaklarımı ablalar, ne şekersin diye bazen canımı yaksalar bile.Biraz büyüdüm diye babam yine kızsaydı ,sokaklarda oynama diye.Tek sorumluluğum ödevlerim olsaydı .Gelecekten bihaber olsaydım.Hayaller olsaydı uçuk uçuk…

          Yorgunum anne…Neden sen de diğer anneler gibi değilsin?Neden 10 yıldır yatıyorsun?Neden tansiyon ilaçlarını düzenli almadın ve beyin kanaması geçirdin?Neden koluna çantanı takıp gezemiyorsun?Biliyor musun sağlıklı yaşlı kadınlara nasıl özeniyorum ?Benim annem gencecik ve yatakta.Kızıyorum bazen sana ;hasta olduğun için.Kızıyorum gittikçe herşeyi unutuyorsun diye.Hatırlamıyorsun çoğu şeyi.Unutmaya yakın geçmişten başladın.Eskileri daha iyi hatırlıyorsun ve gittikçe silikleşiyor hafızan.

         Unut anne herşeyi,unut! Ama en son beni unut çünkü ben senin en eski geçmişinim…



Hayırrr!! Bu Ben Değilimmm!!!

2 05 2009

        Dün akşam bir düğündeydim,askeriyede.Kapıdan girişte kimlik sordular.Benim çantada mc donalds tan çantama attığım barbekü sos bile var ama cüzdan yok.E ,kapıdan patron alınca hiç aklıma gelmedi lazım olacağı.Neyse pek sorun olmadı.İçeri girince ben arkadaşımın olduğu masayı tercih ettim,her şeyi birlikte yaptığım çok sevdiğim arkadaşımın masası.

       Biraz sonra gelin masaları dolaşmaya başladı.Fotoğrafçı da onunla birlikte.”Bi foto alalım lütfen”diyor .Ay hiç sevmiyorum fotoğraf çektirmeyi ama geline ayıp olacak şimdi .Gülümsüyoruz arkadaşım ,gelin ,damat ve ben.Sonra gelsin ordövrler içkiler .Patron telefon ediyor ” Sen de, iç bizi emrah götürecek:))”Hımm bi atraksiyon yapsam mı?

       Tam oyunlar keyifler sohbetler yerinde.Fotoğrafçı elinde bi sürü foto dolanıyor .Bizim masaya geldi.Uzattı arkadaşımla bana fotoğrafı.Önce baktım ;o peri kızı gibi güzel olan gelin ve peri kızı gibi güzel olmayan arkadaşım( Duyarsa duysun:))sanki öteki dünyadan gelme birer hortlak!yanlarında kenarda kalmış biri daha var;siyah gömlekli ama köşede kaldığı için mi nedir,daha net ama luna parktaki dev aynalarındaki gibi yamuk yumuk ve 10 kilo daha şişman.Oh my god!Hayırrrrr ! Olamazzz!Bu benımmmm!Ay bu bana hiç benzemiyor !Bu kesinlikle ben değilim! Bu fotoyu almıcam !Ama almak zorundayım .Ah yanımda hiç para yok ,almak zorunda değilim:))Arkadaşım ”git patrondan iste ”diyor .

_Olmaz sen ver,şimdi ondan istersem borç olarak vermez bana ama senden alırsam ödemek zorunda kalırım .Fotolar 6 lira.Veriyor arkadaşım ama endişeli :

_Ya unutursan ödemeyi.

_Of  şimdiye kadar ne zaman yaptım bunu !

_Yapmadın ama ya unutursan?

_Kapa çeneni! Senden borç almadım bile…

_Olsun, ya unutursan?

_Pis pinti !Gidiyorum tamam ,patrondan isticem.

     Elimde foto patronun masaya gittim:”Şeyy patron bu iğrenç foto için benden 6 lira istiyorlar ”dedim. Hemen çıkarıp 10 lira verdi.Arkadaşa uzattım parayı,üstünü bekliyorum.Aradı taradı çantasını 3 lira çıktı.

_1 Lirayı sonra versem?

_Olmaz!Şimdi bulacaksın.Bak bakalım nasıl oluyormuş?

_Valla bak yarın veririm.

_Hayır ,şimdi bulacaksın!Oh canıma değsin:)

      Arattırdım ona salonu.Bulamadı ama olsun ben çok zevk aldım:))

     Aradan zaman geçti fotoğrafçı yine bizim masaya geldi ,karşımda oturanlara 2. fotoları veriyor.Hayır! Korku filmi gibi.Eğer 2. bi fotoyu bana uzatırsa almıcam ve ısrar ederse kesinlikle üstüne para isticem .Çok kararlıyım.Zaten ilk fotoda homurtumdan anlamış olmalı ki gelmedi başka foto:))

    Aaaa tüh!Gelirken fotoğrafı masada unuttum:)) Unutmuş gibi yaptım:))



Kendimi İhbar Ediyorum!

25 04 2009

     Evet ,kendimi ihbar ediyorum ,ben de bir Türkan Saylan’ ım çünkü onun gibi düşünüyorum .O zaman binlerce Türkan Saylan var…

     İstiyorum ki okumamış kimse kalmasın ,özellikle kız çocukları …

     İstiyorum ki kızlar ilkokuldan çıkar çıkmaz örtülüp evliliğe hazırlanmasınlar…

     İstiyorum ki tek çareleri erkekler olmasın…

     İstiyorum ki çalışsınlar…

     İstiyorum ki ayakları üzerinde dursunlar…

     İstiyorum ki çalışıp üretsinler…

     İstiyorum ki hayatlarına kendileri yol versinler…

     İstiyorum ki büyüttükleri çocuklar eşitliğe ,insanlığa önem veren  çocuklar olsun ,örümcek beyin olmasın…

     İstiyorum ki Türkiye , Atatürk’ün kurduğu çağdaş Türkiye olmaya devam etsin…

    O zaman gelin beni de alın!



Kara Çarşaflı Kız

8 03 2009

       Hafta sonları sahile iniyorum,koşmaya…Avrasya maratonuna hazırlanıyorum.Gerçi maraton bana göre değil çünkü ben millet gibi küçük ağır adımlarla koşmadığımdan biraz sonra yoruluyorum.Mp3 ün hızına uyup daha ilk andan depara kalkıyorum:)Ama yağma yok bu sene derece almasam bile koşarak varacam finişe.Geçen yıl acaip bi yağmur vardı ve koşamadım ama öyle hızlı yürümüşüm ki ,ben bitişe geldiğimde arkamdan koşarak yetişenler vardı.)

     Sahilde genelde orta yaş üstü ya da kilolu insanlar var yürüyen.Bugün 2. kezdir bir kıza rastlıyorum.Genç ve güzel bir kız.Kara çarşafının altından pantolonu görünüyor.Gerçi çarşaflı yürüyenlere alışkınım ama bu kız koşmaya çalışıyor hafifçe.Üstelik şişman filan da değil,gayet formda…

  Düşündüm ,nedir bu kızı sabahın köründe koşturan bu zor kıyafetle.Bu kadar içi coşarken bu çarşafı giydiren nedir?1.sebep inançları diyeceksiniz ama ben inanmıyorum buna.Çünkü görüyorum çevremde daracık kıyefetlerin içinde başörtülü kadınlar.Örtünmekten amaç nedir?Benim bildiğimve şiddetle karşı koyduğum ;erkekler açısından tahrik unsuru olmamak.Aaaa evet biz öyle dikkat etmeliyiz ki zavallı erkekler bize bakıp günaha girmesinler .E tabi sonrasında da cehenneme…Onların cennete gitmesi için elimizden geleni yapmalıyız ,onlara hiç bi şi bırakmamalıyız…Asli görevimiz budur:p .Zaten erkekler sadece bizim yüzümüzden cehenneme giderler ,giderlerse…Herşeyi saçımızın teline endekslemişler ama cümle alem biliyor ki biz bunun önüne geçemeyiz çünkü o zaman yok el bileğimiz ,yok ayak bileğimiz ,yok şuramız ,yok buramız  ,bitmezzzz.Ve bilmezler mi ki sadece gözler bile yeter .O zaman burnumuzla görmeyi başarmamız gerekir sırf erkekler bize bakmasınlar diye…

    Aslında kadınları zorlayan çoğunluk adetler ,gelenek görenekler ve  erkekler ve ana babalar…



Hayatta her istediğini yapabilirsin,bedelini ödemek şartıyla…

26 02 2009


Organlarımı Bağışladım:)

15 02 2009

        Başlığın sonundaki gülücük işaretine bakmayın,bağışlarken hiç de mutlu hissetmiyordum kendimi.Hatta organlarımın peşinden gitmek istedim, nereye gidiyorsunuz diye…

       Konusu açıldığında hep yapmak isterdim bunu.Yakınlarıma derdim ki”Ölürsem organlarımı bağışlayın.”.Bana biraz da kızarak bakarlardı .Belki ölümü kendime yakıştırmamdan hoşlanmazlardı,bilmiyorum.Aslında hayatın her anını sevdim ben ve ölmeyi istemiyorum .Kırış buruş içinde ,bastonalara dayanarak da olsa çookk uzun yaşamak istiyorum.Ölmeyi isteyecek kadar kötü günlerim de oldu ama hepsini atlatmayı başardım.Hayat her şeye rağmen güzel.

       Geçen gün büyük bir devlet hastanesine gittim.Muayene için beklerken, duvarda bi tv de bu konu geçiyordu .O an yine istedim bunu.Hep istemiştim ama resmiyete dökmemiştim.Fakat bişi yine tuttu beni.Sıradan ayrılmamak bahanesine tutundum.Hastanenin içinde organ bağış masası varmış ama diğer binada. Off çok işim vardı ,öbür binaya gidemezdim şimdi( Bahaneler buluyorum.).

     Muayenemi oldum elime tutuşturdukları parçayı patalojiye götürmeliymişim.

-Patoloji nerde?

-Diğer binada.

-!!!

     Elimde parçayla patalojiye gittim .Artık çıkmalıyım hastaneden işim bitti.Tam çıkış kapısına yaklaştım, sağ tarfıma döndüğümde kocaman bir afiş ve organ bağış masası…

     Yöneldim o tarafa ,biri daha var işlem yapıyor,organlarını bağışlıyor.Birisi de bağışlamak istediğini ama evdekiler sorması gerektiğini söylüyor.Ona ”Neden sormanız gerekiyor ki,bu sizin organlarınız.” diyorum .(Çünkü ben de konuşmadım.)Biliyorum eve gittiğinde büyük ihtimal vazgeçecek ,korkuyor ,erteliyor çünkü benim gibi…

    Rahmetli babam derdi ki” Kızım korkuyorsun ama yapacağını da yapıyorsun.”Evet korkuyorum nedense ,sanki ben ölmeden organlarımı alacaklar.O yüzden hep kendim yapmayıp yakınlarıma bıraktım sorumluluğu ,ölürsem bağışlayın organlarımı diye…Ama artık kaçış yok,masadayım ve oradan gitmeyi gururuma yediremiyorum.Hem korksam da yapacam bunu,istiyorum.Bir gün çok sevdiğim birinin ya da belki benim ihtiyacım olur bir organa ya da öyle olmasa bile zaten çürüyecek şeylerle neden başkasını sevindirmeyeyim?Halk arasında şöyle bir inanış var,öbür hayata organlarımızla kalkacağız diye.Peki organları iflas etmiş olarak ölenler neyle kalakacak;onlar yine ölü mü olacaklar?Benim bildiğim hayat yeryüzünde ,yaşadığım anı biliyorum.Öldükten sonra cesedimi ne yaparlarsa yapsınlar.Mezarım bile olmasa olur ama beni unutmasınlar…

   Evet bastım imzayı ve kartımı cüzdanıma yerleştirdim.Dışarı çıktım. Üzerimde inanılmaz bir hafiflik var .Korkularım geçmiş ve müthiş mutluyum.Yaptığım için mutluyum.Koşarak çıktım bahçeyi çünkü ben mutlu olduğumda, canım koşmak ister…



İsimsiz telefon…

11 02 2009

      Aslında bugün konum bambaşkaydı ama yazacak hevesim kalmadı.   

   Off !  biraz önce bir telefon geldi.Yanlış aramış.Yaşlı bir kadın sesi.Kimi aradığını sordum,telefon karşının numarası.”Kardeşimi aradım ,özür dilerim kızım” dedi.”Önemli değil, iyi akşamlar ” dedim.Tam kapatacaktım” Kızım oğlum geliyor ,beni dövecek ,.N’apayım ben şimdi?” dedi .Ağlamaklı ve korku doluydu sesi .Önce idrak edemedim ama sonra sanki benim kapıma gelecekmiş ya da benim annemi döveceklermiş gibi panik ve dehşetle ”polise haber verin ya da evden çıkın,bir yakınınızı çağırın ya da ”dedim.Kadın aceleyle kapattı telefonu ama ben çok kötüyüm.Kollarım yanıma düştü,ağlamak üzereyim.Bir evlat, 9 ay karnında taşıdığın ,hiç karşılık beklemeden sevdiğin , bakıp büyüttüğün çocuk nasıl olur da bir canavara dönüşür?Yazamıyorum daha fazla.

    Ve ben o kadına yardım edemedim…Edemedim…